Bugun...

Ayhan GÜLSOY
BİR MASALIN ÖYKÜSÜ
Tarih: 17-05-2019 10:27:00 Güncelleme: 17-05-2019 10:27:00


  Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde...
   2001 Kasım’ında ve 2002 Şubat ayında yaşanan ekonomik kriz, halkın belini büktü... Rantiye ile geçinen bir avuç faizciden başka herkes zarar gördü. Emekçi de etkilendi, patron da...  Ulusal gelir küçüldü, ekmek küçüldü. Halk canından bezdi!
   DSP-MHP-ANAP koalisyonundan oluşan iktidar partilerinin prestiji tükenmiş, söyleyecek sözleri kalmamıştı. Tam o günlerde erken seçim kararı alındı. 2002 Kasım ayında yapılan seçimin galibi, bir yıl önce kurulan AKP oldu.  Seçmen, öfkesini iktidar partilerinden öyle aldı ki, üçünü de barajın altında bıraktı. Muhalefet partileri de sandıktan çıkamadı. Parlamentoya, CHP (%19 oy, 178 mv) ile AKP (%34 oy, 363mv) ve 9 bağımsız milletvekili girebildi. Temsilde adalet yoktu!
   Masalımız burada başladı
   * * *
   Seçim sisteminin azizliği ile oyların yüzde 45'i çöpe gitti. AKP TBMM'de yüzde 66'lik çoğunluk elde etti. Bu bir nimetti. 12 Eylül 1980 rejiminin,82 Anayasası ile yüzde on barajını aşmış partilere sağladığı lütuftu bu. Anayasayı yetmiş yerinden didik didik eden, değiştiren AKP, baraja dokunmadı.  İşine geldiği gibi davranmakta sakınca görmeyen siyasetçilerin ülkesinde olur böyle şeyler.
   * * *
  
AKP'nin göreve başladığı 2003'lerde; tesadüf bu ya,  uluslararası para çevreleri, trilyon dolarlarını koyacak yer arıyorlardı. ABD Merkez Bankası FED, faizleri düşürme kararı verince; dolar sahipleri, dünya haritasını önlerine koydular; hangi ülkede faiz oranları yüksekse, paralarını oralara götürdüler,   Türkiye o ülkelerden biriydi, çünkü reel faiz yüksekti... Cari açık veren bir ülke için can simidiydi bu.
   Ülkemizin hazinesi faiz yoluyla emiliyordu aslında. Milletçe, yabancılara soyuluyorduk. Fakat ülkedeki dolar bolluğu, yalancı bahar öylesine gözleri kamaştırmıştı ki; dev inşaatlar, ithal ürünler, konut fiyatlarındaki artışlar baş döndürüyordu. AKP, halkı uyarmak; yurttaşın ayağını yorganına göre uzatması gerektiğini hatırlatmak yerine,  bolluğun keyfini çıkardı, savurganlığa çanak tuttu.
   * * *
   AKP, demokratikleşme konusunda da, insanlara hoş görünmeyi başardı. AB'ye girmek istiyormuş gibi yaptı; kimi yurttaşları buna inandırdı. Oysa AB; AKP'nin genlerine, dokusuna aykırıydı. Liberaller, sosyalistler, ikinci cumhuriyetçiler, Kürtçüler, ateistler, Marksistler AKP'nin devrimci, ilerici parti olduğunu bile söylediler. Tehlikeyi fark eden yalnızca ulusalcılar oldu. Sosyal demokrat söylevlerle mangalda kül bırakmayan, ağzı iyi laf yapan biri; gitti AKP'nin Bakanı oldu. Birkaç yıl sonra pabucu dama atılınca, kaldı orta yerde. Kemalizm’i yerden yere vurarak, egemen güçlere şirinlik yapan gazeteciler nerede bugün? İktidar partisine yılışan solcu/sağcı liberaller neredeler?
  * * *
   Masalımızın sonuna geldik.
   FED, faizleri artıracağını söylüyor. Türkiye gibi, gelişmekte olan ülkeler bu durumdan kaygılanıyor. Dışarıdan yeni para gelmiyor, eskiden gelmiş olanlar gidiyor. Sular kesildi... AB konusu, kimin umurunda! Demokratikleşme, kişi hak ve hürriyetleri sorunu, dursun durduğu yerde. Demokrasi, birileri için bir araç değil miydi zaten!
   İnecekleri durağa gelmişler demek ki, iniyorlar tramvaydan...
   AKP döneminde yüzü gülenler erdi muradına, biz çıkalım kerevetine.

 



Bu yazı 1079 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI