Bugun...

Ayhan GÜLSOY
BEDAVA AKIL...
Tarih: 09-08-2019 10:21:00 Güncelleme: 09-08-2019 10:21:00


   Dedem sevilen sayılan adamdı. Uzun yıllar muhtarlık da yaptı. Ben ve kardeşlerim on, oniki yaşlarına geldiğimizde, bizi bazen kendi meclisinde bulundurarak; görgü, görenek kazanmamamızı isterdi. Yaşları altmışın üstündeki insanların sözleri arasında bana çarpıcı, ilginç gelen anılar dikkatimi çekerdi. Anlatılan konular arasında, ders niteliğinde, öğüt niteliğinde sözler olursa; dedem kimi zaman açıkça, kimi zaman da dirseğiyle koluma, omzuma dokunarak uyarırdı:
    -Bedava akıl, iyi dinle!
  
Çocuk yaşta “bedava akıl” ne demek, anlayamazdım. Hangi akıl paralı idi ki, bu akıl bedava olsun...
   * * *
   Dedemin uyarısının değerini dünyayı tanıdıkça anlamaya başladım. Hayatın çileli yolunda yürürken insan her gün bir şey öğrenir. Öğrenilen bilgi, edinilen deneyim kimi zaman büyük bedel ödenerek sağlanır.  Bazen sağlığınızı kaybedersiniz, bazen paranızı ya da zamanınızı. Her bilginin, deneyimin bedeli olur. Bedel ağır olmuşsa, bilginin maliyeti canınızı yakabilir.
   M.Ö. 5. Yüzyılda yaşamış Çinli komutan, filozof ve strateji uzmanı Sun Tzu der ki; “Herhangi bir şey gerçekleştikten sonra, onun farkına varıp anlamak, anlamak sayılmaz...”  İş işten geçtikten sonra öğrenilen bilgi değerlidir ama maliyeti yüksektir.
   * * *
   Tarih, “bedava akıl” küpüdür. O küpten su içmesini bilmek gerekir. Devlet adamı bedava akıldan ne kadar yararlanırsa, ülkesini o ölçüde iyi yönetir.
   Osmanlı neyi kaçırdı, Avrupa ne zaman ilerledi; gelişmiş kalkınmış ülkelerin tarihçesi nedir; düşünce tarihi, ekonomi tarihi hangi evrimden geçti; savaşların nedenleri, sonuçları nedir; bütün bunlara tarih ışık tutar... “Bedava akıl,” tarihin içinde saklıdır.
   * * *
  
Osmanlı devleti 18. Yüzyıldan sonra gerilemeye başlayınca, çareler arar. Üçüncü Selim(1761-1808) gerileyişi önlemek amacıyla, bir şeyler yapmak istese de, başarılı olamaz.
   İkinci Mahmut(1785-1839) otuz yıllık padişahlığı döneminde ciddi, köklü girişimlerde bulunur. Harp Okullarının temeli Harbiyeyi, tıp fakültelerinin temeli Tıbbiyeyi kurar. Yeniçeri ocağını yeniden düzenler... 1829’da çıkardığı bir kanuna göre; Devlet memurları kavuk, sarık, şalvar ve cübbeyi atacak; fes, ceket ve pantolon giyecektir. Ulema hoşlanmaz bunlardan... Padişahın adı artık “Gâvur Padişah" olmuştur... “Din elden gidiyor” söylentileri hızla yayılır...
   * * *
   Din elden gitmez. Din kalplerde, vicdanlarda çünkü. Ama siyasetin malzemesi olarak Osmanlıda da, Cumhuriyet döneminde de işe yaramıştır. Çok partili hayatta, ilgililere oy kazandırmıştır.
   Dağı taşı İmam Hatip okullarıyla doldurduğumuzda; bütün yöneticileri din adamlarından seçtiğimizde; bilimde, teknolojide, üretimde söz sahibi olacaksak; hiç durmayalım, her yer İmam Hatip okullarıyla dolsun. Ama böyle kalkınmış ne bir toplum var, ne de devlet!
   Tarih, “bedava akıl” sunuyor ama, almıyoruz nedense!

 



Bu yazı 1179 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI