Bugun...

Ayhan GÜLSOY
TUZ KOKALI ÇOK OLUYOR!
Tarih: 29-11-2019 10:01:00 Güncelleme: 29-11-2019 10:01:00


 Basın, demokratik rejimlerde dördüncü güç sayılır.  Yasama, yürütme ve yargı erkinden sonra dördüncü güç... Ne  var ki, egemen güçler, her şeyi eğip büküp, kendi çıkarına çevirdiği gibi, basını da boş bırakmaz. Kendi emelleri doğrultusunda ona biçim verir. ABD dünya jandarmalığını gazete ve televizyon yayınlarının manipülasyonu ile sürdürmez mi yıllarca?

             Basının gücünü gören uyanık iş adamları yıllar önce  gazete sahibi oldular ülkemizde. Gazete ve televizyonlarında özelleştirmeyi parlatan yayınların ardından üçü otuz kuruşa kamu kaynaklarını kaptılar. O özelleştirmelerle pek çok kuruluşa konanları, bugünkü siyasal iktidar tasfiye etti; onların yerine, kendine yakın kimselerle medya gücü oluşturdu. Günümüzde “yandaş medya" deniyor onlara... Basın ve siyasal iktidar arasında inişli çıkışlı  ilişkiler olur. Dik duran, muhalif kalma becerisi gösteren yayın organları da olmaz değil. Ama onların işi kolay değildir. Hele demokrasiyi içine sindiremeyen bir siyasal iktidarın ülkesinde muhalif  yayın yapmak kolay mı? Buna rağmen, “hak bildiği yolda yalnız yürüyen"  gazeteciler  vardır. Onların yazdıklarını yayınlayacak yer bulabilmeleri, bir gazetede iş bulabilmeleri çok zordur.

            Bileşik kaplar gibidir toplumsal çöküntü. Bir yerde ne kadar çürüme, bozulma varsa; diğer yerlerde de o kadar bozulma ve çürüme olur. Liyakatin , hakkaniyetin, hukuk ve adaletin hiçe sayıldığı bir yer varsa ülke içinde; bilmeliyiz ki, toplumun her alanına sıçramıştır o hastalık. Siyasette varsa, bürokraside de olacaktır; orada varsa, basına, toplumun kılcal damarlarına kadar  yayılacaktır. Tuzun koktuğu yer orasıdır işte. Basın bozulduysa, tuz kokmuş demektir.

            Basının görevi doğruları yazmak, halkı aydınlatmak, bilgilendirmek; yanlışları sergileyerek, sorumluları uyarmak diye bilinir. Ama yıllarca sınıfta kalan basın var karşımızda.Son on beş yıldır, “basın" görünümlü oluşumlar, siyasal güç sahiplerine yandaşlık yapmaktan başka hiçbir işlevi olmayan sözde gazeteciler, yazarlar nasıl çoğaldı? Onların üslupları, tavırları ne kadar ölçüsüz, saygısız!..

            Yalan haberi ortaya atarak, ortalığı karıştıran adamlara, “duayen" gazeteci derseniz, halkın gözünde tüm basını yerin dibine düşürürsünüz. “Bunların duayeni buysa;eyvah, eyvah” dedirtirsiniz insanlara. Gazetede okuduğunuz bir haberi  çevrenize aktardığınızda, insanlar ne diyorlar: Gazete yazıyorsa, aslı yoktur!Tuz kokalı çok oluyor; yazık, çok yazık!

 



Bu yazı 381 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI