Bugun...

Haluk BİLGESAY
ŞİDDET VE ÖLÜME DAİR; İKİ CAN…
Tarih: 01-06-2020 13:03:00 Güncelleme: 01-06-2020 13:03:00


   Değerli Okurlarım,
   Bugünkü yazımda psikolojik şiddete maruz kalan ve örnek olay olarak nitelediğim kamu çalışanı iki dostumu, kurumlarında neler yaşadıklarını ve uygulamalara dayanamayıp yaşama nasıl veda ettiklerini anlatacağım.
   Bursa İl Özel İdaresinden iki kamu çalışanı, birisi kurum doktoru Ruhigül Öztürk, diğeri ayniyat saymanı İrfan Yaman. Ayrı birimlerde olmamıza rağmen, kişilikleri, nitelikleri, özverili çalışmaları, sosyal yakınlık ve dayanışma anlayışları, ilişkilerde sevgi-saygı ölçütleri, hep dikkatimi çekmişti. Hani “adam gibi adam” denir ya, öylelerdi. Hala slüetleriyle karşımda duruyorlar.
  Doktor Ruhigül Öztürk, son üç yılında yöneticiliğini yaptığım birimin çalışanı olarak iş yeri hekimliği görevini yürütüyordu. Fiziksel engelliydi ama çalışkan, verimli, aksatmadan işini yapan, hep ofisinde olan, sağlık sorunları için gelen tüm kamu çalışanlarıyla yakından ilgilenen saygın, çağdaş, cumhuriyet kadını bir kişilikti.
   Üst yönetimin ve siyasi egemenlerin baskısına maruz kalmıştı. Sürekli ötelenmiş, kurumdan uzaklaştırmak için neler yapılmamıştı ki? Önce kamu lojmanından çıkarıldı, sonra emekliliğe zorlandı, hatta başka kurumlara nakil yolları arandı, ofisinde çalışma koşulları kötüleştirildi, saymakla bitmez. Bu gibi uygulamalara tanıklık ettiğim son üç yılında siper olup, uygulanan eylem ve davranışları hissettirmemeye çalışmıştım ki, 2014 yılında İl Özel İdareleri (30 büyükşehirde) kapatılınca yollarımız ayrıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi sağlık birimine ataması yapıldı. Üç ay süresince görev verilmedi ve sahip çıkılmadı. Öğrendiğime göre hastalanmış ve bir hastanede 6 ay kadar yoğun bakımda kalmış. Ziyaretine gittim ama görüşemedik, çünkü yoğun bakımda bitkisel yaşıyordu ve sonrasında bu dünyadan göçtü gitti. Sonsuzluğa göçüp giden saygın doktorumuz Ruhigül Öztürk için 18 Ocak 2017 tarihinde anısına yazdığım dizeleri, nöroloji uzmanı doktor olan kız kardeşi Asuman Ali’ye iletmiştim. Yazımın sonunda bu dizeleri paylaşacağım.
   Diğer arkadaşımız İrfan Yaman da Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi BUSKİ’ye ayniyat saymanı olarak atandı, ancak görev verilmedi ve bir süre sonra ihtiyaç fazlası personel olarak Ankara’ya (Devlet Personel Başkanlığı) bildirildi. DPB ise bu arkadaşımızı Bursa İl Sağlık Müdürlüğü emrine atadı ve sonrasında bir hastanede görevlendirildi. İdari yargıya gitti, önce kazandı, sonra istinafta kaybetti. Bu süreçte sıkça yanıma gelip, durumunu anlatıyor, idari yargı başvuruları için yardım ve destek istiyordu. Süreçten çok etkilenmiş ve dayanılmaz bir hal psikolojisine düşmüştü. Büyükşehir belediyesi üst yönetimine oldukça kızgındı ve olanlara kahrediyordu. İkna ve dayanma gücüne yönelik tavsiyelerim kısa bir süre yarar sağladıysa da sonunda kalbine yenik düştü ve ardında öğretmen bir eş ve iki çocuk bırakarak bu dünyadan göçüp gitti. Duyduğumda şok olmuştum ve sosyal medya aracılığıyla 10 Eylül 2017’de “Sevgili kardeşim, arkadaşım İrfan Yaman sonsuzluğa uçtu gitti. 10 Eylül Pazar günü, haksızlıklara yıkıldı, benim sadık yarim toprak diyerek. Işıklar içinde uyu arkadaşım” demiştim.
   Şimdi, Doktorumuz rahmetli Ruhigül Öztürk anısına yazdığım o dizeleri paylaşıyorum:
"3 YILA SIĞAN TANIKLIK"
Doktorum,
Öpülesi mübarek bir el gibi duyumsuyorum sizi.
Biz yandık, toprak bayram etti,
İnsanlığı hiç utandırmayan gül yüzlü Doktorum.
Nasıl öldünüz, nasıl sığdınız kara toprağa,
Ey toprak şimdi anne gibi uyut Doktorumu sonsuzluğunda.
Sevda gibi çalıştı,
Zarifti, yaşama sanatının, direncin de doktoruydu.
Muhteşem bir çağ kadını;
Yurduna, insanına ödünsüz ve mükemmeliyetçi hizmet insanıydı.
Sevgili Doktorum,
Arada anıp anımsayıp ağlama hakkımı saklı tutarak elveda diyorum.
Ben de çabaladım kısa birlikteliğimizde gücünüze güç katmaya.
Aşamadım duvarları, kirli, onursuz engelleri,
Yaşam dirençli ruhunun ışığıyla çarpıyor buruk kalbim.
Tanımak, sizden ışıklanmak, hayatımın kutlu işlerinden.
Kaydım sizinkiyle bir tutulsun isterim.
Dostluğunuzu hayatımın kutlu hasadı diyorum.
Işıklar içinde uyu,
Hep özlemle!...
Ruhları şad olsun.
Kurumlarında şiddet uygulayan tüm yöneticileri ve onlara yandaş olan çalışanları bu vesileyle kınıyorum. Şiddetin olmadığı çalışma ortamı, etkin, verimli ve sürdürülebilir yönetim anlayışı, Türk Kamu Yönetiminin özlenen işlevsel unsurları olmalıdır.
Bir sonraki yazım, “Kamu İş Yerinde Şiddete Yanıtım” başlığıyla değerli okurlarıma ulaşacak.
Yaşayacağımız bütün günlerimiz aydınlık olsun.
    İletişim: bilgesay.haluk@gmail.com



Bu yazı 2027 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI