Bugun...

İbrahim İLBASMIŞ
BUNDAN SONRA
Tarih: 01-07-2019 10:06:00 Güncelleme: 01-07-2019 10:06:00


   ‘Yerli ve Milli’  başlıklı yazımda, bundan sonra atılması gereken adımların başka bir yazı konusu olacağını belirtmiştim.
   İşte bundan sonra ne yapmalı?
   AKP’nin yumuşama, kısmen demokratik adımlar atma, toplumsal uzlaşma, yeni bir anayasa, gibi aklıselim bir çözüm ortaya koymasını beklemek nafile sonuç verecektir.
   Moral üstünlüğü elinde bulunduran  ‘millet ittifakı’ gelinen bu süreçte, cumhuriyetin demokrasi ile taçlanması çabalarına hemen başlamalıdır.
   Daha önceki birkaç yazımda belirtmiştim.
   Seksen öncesi ‘devrim’ diyen solcular, daha sonraları devrimin olamayacağını anladılar. Ancak özgürlüklerden vazgeçmeden demokrasi çizgisine doğru evrildiler.
   Aynı şekilde ülkücülerin büyük bir çoğunluğu da ‘Turan’ ülküsünün olamadığını görüp demokrasiye doğru eğrildiler.
   Kürtler, ‘silahla’ elde etmek istediklerine ulaşamayacaklarını kısmen anlamış görünüyorlar.
   İslamcılar ise hala ’asrısaadet’ dönemi hayallerinden vazgeçmediler.
   Solcular Ülkücüler, Kürtler için gelinen noktada demokrasi ve insan hakları konusunda pek sıkıntı yokmuş gibi bir görünüm var.  Ancak İslamcıların önemli bir kısmının demokrasi ve insan hakları konusuna sıcak yaklaşmadıklarını göremiyoruz.
   Tek adam sistemi ve % 51’i bulma zorunluluğu ittifakları gündeme getirdi. Ülkemiz siyasi hayatı iki büyük ittifaka bölündü.  ‘Cumhur’ ve ‘Millet’ ittifakı (sanki kelime anlamları farklıymış gibi)
   Cumhur ittifakı zaten Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden yana. Değişim istemiyor.
   Toplumun büyük bir kısmı tarafından bu sistemin yanlışlığı fark edildi.  Parlamenter sistemden yana olan Millet ittifakı bileşenlerinin birbirlerine yakınlaşan kesimleri, ortak/demokratik ilkeler koyup, öncelikle birlikteliklerini perçinlemeli ve kendi dışlarındaki kesimleri bu ittifaka davet etmelidirler
   Yukarıda belirttiğim, solcular, ülkücüler, Kürtler, İslamcıların bir araya gelmesi ile yapılacak bir anayasa, herkesin anayasası olur.
   İşte bizi  ‘uçuracak’ formül budur.
   Türkiye’nin önünün açılması ve her konuda ‘uçabilmesi’ toplumun her kesimini içine alacak bir kapsayıcılıkla/ Büyük Uzlaşı ile yapılacak anayasa olmalıdır.
   Her kapıyı açacak sözcük ‘HUKUK’tur.
   Hukukun adaletin olmadığı yerde, güzellikler, gelişmişlik, sevgi, mutluluk çiçekleri açamaz.
   Barışın sağlandığı, sevginin çoğaldığı bir ülke özlemimiz devam ediyor. Uzatsak elimizi hemen tutacağız/dokunacağız.
   Dünyanın merkezinde bulunan, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri olan, tarihi turizmi, doğası ile ve en önemlisi genç nüfusu ile dünyanın en zengin ülkeleri arasına hızla girmemiz o kadar kolayki. Bunun temel taşı,  çoğu kimseye basit gelse de Hukuktur.
   İnanın, eğitimin düzelmesi, barışın sağlanması, insan haklarının uygulanması, ekonominin gelişmesi v.s. her sorunun çözümü, ancak insan hakları ve evrensel hukukla temellendirilirse mümkün olur.
   Bilindik cümle ‘’eğitim şart’’ yerine ben de diyorum ki ‘’HUKUK ŞART’’

 



Bu yazı 316 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI