Bugun...

Recep BULUT
BOLDERA MOBiLYA’DAN: "iDDiALAR TAMAMEN ASILSIZ!"
Tarih: 08-08-2019 09:54:00 Güncelleme: 08-08-2019 09:54:00


Günlerdir eleştiriler karşısında suskun kalan Boldera Mobilya’dan nihayet basına açıklama geldi. Boldera Mobilya San. Ticaret Limited Şirketi’nden yapılan yazılı açıklama da, basın da haklarında ortaya atılan iddiaların gerçeği
yansıtmadığı iddia edilerek, “Medya vasıtası ile kulaktan duyma, temeli olmayan bilgiler ile yayın yapılmasının, algı oluşturulmasının, karalama yapılmasının, çamur atılmasının maşeri vicdanda ve mizanda karşılık görmeyeceğini
biliyoruz. Bundan zerre şüphemiz yoktur. Ne bir banka, ne de ticaret yaptığımız paydaşlarımızı 45 yıl mağdur etmedik etmeyeceğiz de. Sanki dün kurulmuş, bankalardan siyasi devşirme ile haksız krediler kullanmış gibi ahlak ve hukuk kurallarına aykırı suçlamaları ve algı oluşturulmasını ibretle ve hayretle izliyoruz. Bu karalama
kampanyasına cevap verme zorunluğumuz doğmuştur. Bu yayının hangi amaçla yapıldığını şehrimiz gayet iyi bilmektedir. Bu tür yayınların muhatapları ilk değil, son da olmayacak, sesimizi her yerde her ortamda duyuracağız. Buna cesaretimiz de var, inancımız da!” dendi.
KONKORDATO TALEBİNDE
BULUNDUĞUMUZ AŞİKARDIR!
Boldera Mobilya San. Ticaret Limited Şirketi’nden yapılan yazılı açıklamada, konkordato talebinde bulunduklarının bir gerçek olduğu dile getirilerek, “Firmamızın siyasi gücü olduğu ve konkordato başvurusunda bulunmadan
önce yüklü miktarda kredi kullandığı ifade ediliyor. Bu durum tamamen yalan, yanlış, iftira niteliğinde ve hayal ürünüdür. Hatta konkordato başvurusunda bulunmadan önce kredi başvurumuzun reddedildiği ve 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanunu’nun 285. ve devamı maddeleri kapsamında Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması kapsamında konkordato başvurusunda bulunduğumuz aşikardır. Firmamız şehrimize değer katan bir markadır. Yaşadığımız ekonomik sıkıntı geçici olup yeniden şehrimizin ihracatı ve sanayi üretimine, istihdamına katkı sağlayarak marka olmaya devam edip daha da, fazla değer katacaktır.
Firmamız yaklaşık 360 kişiyi istihdam edip, yıllık 10 milyon doları bulan ve 20 ülkeye ihracat yapan ülke geneline yayılı 300 tane bayisi olan bir firmadır. 45 yıldır şehrimize kattığı değere dikkat çekileceğine, yalan ithamlar ile ahkâm keserek bazı şer odaklarının gazına gelerek hakkımızda yalan yanlış beyanda bulunanlar ile hem kanun karşısında hem de ahrette hesaplaşacağız ” dendi. Ayrıca bizim üzerimizden şirketlerimizi ve şirket ortaklarımızı kullanarak gerek siyasi ve gerekse kamu ile bir hesaplaşma içerisinde olanlara da fırsat vermeyeceğiz. Bu süreçte hiç bir müşterimizin, tedarikçimizin ve çalıştığımız banka yetkilerinin telefonlarına bakmama, görüşme isteklerini reddetme gibi bir durum içerisinde bulunmadık. İşimizin başında bulunarak bu süreçten paydaşlarımızı üzmeden nasıl çıkarız çabasında olduk ve olmaya devam edeceğiz” dendi.
KONKORDATO BAŞVURUSU
ÖNCESİ HİÇBİR ÇEKİMİZ
KARŞILIKSIZ ÇIKMADI!
Boldera Mobilya San. Ticaret Limited Şirketi’nden yapılan açıklamada, iddia edildiği gibi iflas erteleme talebinden önce hiçbir çeklerinin karşılıksız çıkmadığı belirtilerek, “Konkordato tarihi olan 10.07.2019 tarihine kadar yazılan
ve/veya karşılıksız çıkan bir tane bile çekimiz yoktur. Kaldı ki siyasi hatır güderek bankalar ipoteksiz ve karşılıksız kredi kullanımı yapmaz, yapamaz. Verdiği kredileri teminat altına almadan kredi kullandırmaz.” dendi. Açıklama da
isim vermeden Boydak Holding eski Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Boydak’ın sosyal medya da paylaştığı tweet mesajına atıfta bulunularak, “Yukarıda açıkladığımız gerekçeler ile sosyal medyada şirketimiz ve şahıslarımız ile hiçbir bağlantısı olmayan kişilerin “Bankalara borç taktı” demesini kınıyor ve o sözleri aynen zatı şahsiyetlerine iade ediyoruz” dendi. Açıklama da ayrıca, Boldera Mobilya’nın kredi kullandığı bir kamu bankasının Bölge Müdürü’nün de Konya’ya sırf bu işten dolayı tayininin çıkarıldığına ilişkin haberlerinde gerçeği yansıtmadığı iddia edildi.
BOLDERA MOBİLYA FARBRİKASI'NIN
GERÇEK DURUMU NE?
Boldera Mobilya Limited Şirketi’den gelen yazılı açıklamayı okumuşsunuzdur…Yazılı açıklamada her ne kadar Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dur ya da Başkanvekili Murat Dur’un adına yerverilmediyse de biz en azından
şirket olarak kendilerine yöneltilen eleştirilere cevap hakkını sonuna kadar kullanmaları için bu durumu dikkate almadık…Önemli olan kendilerine yöneltilen eleştiriler karşısında cevap haklarını sonuna kadar kullanmaları…
Niye? Sonuçta Boldera Mobilya gerçekten sektöründe ciddi anlamda yol almış bir aile şirketi…Kendilerinin de ifade ettiği gibi 45 yıllık bir geçmişi, 360 işçiye istihdam kapısı sağlayan, 330 bayisi, 20 ülkeye ihracat yapan ve yıllık 10 milyon Dolarlık üretim kapasitesi olan bir mobilya fabrikası…Bu rakamları göz ardı etmek mümkün değil,
doğru da değil! Hele hele istihdamın ve üretimin öylesine önem kazandığı bir ortamda…Bunlar güzel şeyler…
Şimdi gelelim bizim de haber konusu ettiğimiz boyuta…Birçok şirket gibi Boldera Fabrikası da ekonomik krize girmiş! Zaten mevcut hükümetin izlediği bu politikayla krize girmemek mümkün değil! Çünkü mevcut hükümet (Başbakanı değil de Cumhurbaşkanı olan bir hükümet!) üretim ve istihdam yapanı değil de parasını faize ya da dövize bağlayanı ihya eden bir politika izliyor! Hükümet izlediği ekonomik politikayla ne üretim yap ne de istihdam yarat diyor! Varsa fabrikan üretimi durdur, fabrikanı kiraya ver, gelirini de ya faize ya da dövize bağla diyor! Bunun
başka izah tarzı yok! Hal böyle olunca istihdam sağlayan ve üretim yapan fabrikalar (Özellikle üretimi ağırlıklı olarak dış pazara gitmiyorsa!) krize giriyor… Örneği çok! İşte bunlardan biri de Boldera Mobilya Fabrikası…Edindiğim bilgilere göre, iyi bir pazarlama ağı kurmuşlar…İyi pazar edinmişler! Üretimde iyi! Peki aksayan durum ne? Yani ne oldu da 45 yıllık bir aile şirketi Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne giderek konkordato talebinde
bulundu? Birçok büyük firmaya olduğu gibi Boldera’yı, da konkordato (Yani iflas erteleme!) kararı almaya zorlayan temel faktör piyasada ki ekonomik kriz! Her ne kadar son iki hafta da faiz oranları düşürülmüşse de yüksek faiz ve dövizde ki ani dalgalanmalar…Bayi ağında yaşanan krizler de eklenince Boldera, 45 yıldır sahip olduğu aile şirketinin borçalacak dengesini kaybetti… Hal böyle olunca da 10/07/2019 Tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden konkordato talebinde bulundular…Mahkeme 10/07/2019 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet vermiş, geçici konkordato komiser heyeti olarak Mali Müşavir Melih Orçan, Hukukçu Gökhan Şahan ve İşletmeci Veli Akel görevlendirilmiş, ön inceleme ve ilk tahkikat duruşmasını 30/09/2019 günü saat 10.15’de bırakmış, alacaklıların işbu ilanın yapıldığı tarihten itibaren 7 günlük kesin süre içinde dilekçe ile mahkeme dosyasına itiraz ederek kokordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal olmadığına delileriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri ilk 288 maddesi gereğince ilan etmiş…Muhtemelen geçici konkordato komiser heyeti olarak Mali Müşavir Melih Orçan, Hukukçu
Gökhan Şahan ve İşletmeci Veli Akel’de hazırladıkları ön raporu kendilerini görevlendiren Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yarın sunacaklar…Yukarı da yazdıklarım işin Konkordato süreci… Mahkeme Konkordato yani iflas erteleme talebini kabul eder etmez onlar yargının bileceği iş, bizim aklımız da yetme, yetkimizde de değil…
Konkordato zaten kendilerine başvuran firmaların önünü açmak, rahatlatmak ve tabiri caizse onlara bir koruma kalkanı olmak için çıkarılmış yasal bir düzenleme…Gelen borç yükü karşısında (Özellikle bankaların) bunalan firmalar diyor ki, ey mahkeme, üstüme üstüme gelen bu alacaklılardan beni geçici bir süre de olsa koru, ben üretimimi kesintisiz yapıyor, üretimim aksamasın, üretimimim devam ederse ben borçlarımın üstesinden gelecek
kapasiteye sahibim…İlgili firmanın bu başvurusunu dikkate alan mahkeme, görevlendirdiği uzmanları aracılığıyla
o firmanın gidişatını, borcunu-alacağını hasılı bilançosunu inceliyor ve gerçekten kendisine iflas erteleme talebinde bulunan firmanın iddia ettiği gibiyse talebi uygun görüyor, yok değilse reddediyor…Konkordato’nun yani Türkçe tabirle iflas ertelemenin anlamı bu…Şimdi gelelim kamu bankalarından kullanılan krediye…Kamu bankaları eskisi gibi değil, diğer özel bankalarla yarışır duruma gelmiş…Yüklü krediler kullandırıyorlar…Sadece kuruluş amaçlarıyla sınırlı kalmıyorlar hemen her sektöre! Tıpkı Aydın Doğan’ın medya grubunun Demirören Grubuna alınması sürecinde yaşandığı gibi…Hükümet isterse kendine yakın işadamlarına sınırsız ve yüklü kredi kullandırabiliyor,
ben örnekleri çok sadece birinden örnek verdim…Bankalar, arsa ya da emlak stok eden emlakçı falan değil! Kredi kullandırırken müşterisinin menkul ya da gayrimenkulüne elkoyma amacıyla kredi kullandırmaz…Onları ihtiyaten ipotek olarak alır! Ama bilançosu uygun değil ise kesinlikle bir siyasi baskı (Kamu bankaları için söylüyorum! Özel bankalara hangisi siyasetçi baskı yaparsa yapsın bilançosu uygun değilse ne kadar ipotek verirse versin kredi talebini geri çevirir!) gelmezse kredi kullandırmaz. Niye? Bilançosu sıkıntılıysa o kredinin geri dönüşü çok zor ve ondan sonra ipotek ya da teminat olarak gösterilenler için yasal icra süreci başlatmak zorunda kalacak ki bu bir
zorunluluk demektir! Dolayısıyla siz istediğiniz kadar teminat verin bir banka o şirketin borç ve alacağını gösteren bilançosunu sağlıklı bulmuyorsa istediğiniz kadar teminat gösterin kredi kullandırmaz! Şimdi burada bizim yani kamuoyunun merak ettiği şu; Boldera Mobilya, bu iki kamu bankasından hangi tarihler de bu kredileri kullandı?
Kullandığı tarihler de mali yapısı kredi almaya müsait miydi? Krize girdikten sonra mı yoksa kriz öncesi kullandı da bu iki kamu bankası onun sıkıntıya girmesine sebep mi oldu? Merak ettiğimiz husus bu! Eğer Boldera Mobilya
kamu bankasından değil de özel bankadan kredi kullanmış olsaydı yine bizi ilgilendirmezdi! Niye? Alan memnun veren memnun, kar-zararı o iki tarafı ilgilendirir! Ama işin içine kamu bankası girince ve bir de Boldera Mobilya’nın Başkanvekili Murat Dur AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi hem de hem Boldera’nın hem de kredi kullanılan o kamu bankasının avukatı AK Parti İl Başkan Yardımcısı Ramazan Bedir olunca biraz daha dikkat çeker bir hal aldı! Doğal olarak bu durum bir tartışma konusu yarattı…Meselenin özü de bu! Gerisi fasa-fiso! Yoksa 45 yıllık bir geçmişi, 360
işçiye istihdam kapısı sağlayan, 330 bayisi, 20 ülkeye ihracat yapan ve yıllık 10 milyon Dolarlık üretim kapasitesi olan bir mobilya fabrikasının zora girmesi kimi memnun eder? Bundan memnun olan vatan hainidir! Sonuçta
bu varlık bir milli servettir! İstihdam ve üretim kapısıdır! Yana yana üretim yana yana istihdam diyoruz! Temennim odur ki inşallah Boldera, bu süreçten dimdik çıkar! Ama iddia edildiği gibi siyasi temaslarla bilançosu tutmadığı halde iki kamu bankasından yüklü kredi kullandı da bunu da ödeyemiyorsa varsa siyaseten aracı olanlardan
da hesap sorulmalı! Bizim üzerinde durduğumuz husus sadece ve sadece bundan ibarettir! Gerisi bizi de başkalarını da hiç mi hiç ilgilendirmez!

BABAN BELEDiYE BAŞKANI OLURSA SEN DE GENEL SEKRETER OLURSUN ELBETTE!

Malum Esat Öztürk daha önce Kocasinan Belediye Başkan Yardımcısı idi…Memleketi Yahyalı’dan 2014 yılında Belediye Başkan adayı oldu ve seçildi…İki dönemdir de Yahyalı Belediye Başkanı…Mütevazi kişiliğiyle tanınır…
Geçenler de bir dostum, “Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, Kocasinan Belediyesi’nde çalışan oğlunu
yeni kurulan Kayseri Üniversitesi’nden Yeşilhisar Meslek Yüksek Okulu Genel Sekreterliği'ne atattırdı” dedi.
“Oğlu zaten Kocasinan Belediyesi’nde iş bulmuş, niye tekrar Kayseri Üniversitesi’ne girsin ki?” diye sordum. O dostum da, “Baban Belediye Başkanı olursa makamdan makam beğen!” diye espri yaptı. Cidden birkaç gün sonra o dostum Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk ile Yeşilhisar Belediye Başkanı Halit Taşyapan’ın bir ziyaret fotoğrafını cep telefonuma yolladı ve sonra da telefon açarak, “Demedim mi ben sana? Bak Esat Başkanın oğlu Yeşilhisar Meslek Yüksek Okulu’na Genel Sekreter olarak göreve başladı bile!” dedi. Diyecek bir şey bulamadım… Sadece o dostumun, “Baban Belediye Başkanı olursa makamdan makam beğen!” lafını tekrarlamakla yetindim!



Bu yazı 2967 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI