Bugun...

Sinem YALÇIN
KARNEYE BİR DE BU AÇIDAN BAKIN.
Tarih: 19-01-2019 09:55:00 Güncelleme: 19-01-2019 09:55:00


   Sömestr tatili geldi çattı, karneler alındı… Karne, bazı öğrencilerimiz için başarılarının belgelenmesi olurken bazı öğrencilerimiz için de ders başarılarındaki düşüklüğün belgelenmesi olarak öğrencilerimize ve velilerimize dağıtıldı. Asıl soru bence şu ki karneyi velilerimiz nasıl yorumlamalı ve çocuğuna nasıl bir tepki vermeli?
-Başarısını takdir edersek şımarır da acaba diğer dönem derslerine çalışmayı bırakır mı?
-Bazı dersleri zayıf, şimdi onları görmezden gelirsek zayıf olan derslerine çalışmayı bırakır.
-Ablası(ya da abisi) hiç böyle değildi. Bunun üzerine çok düşmemize rağmen çalışmıyor.
-Ben bu çocukta bir gelecek göremiyorum, bu okumaz.
   Değerli veliler; eğer yukarıda kurduğum cümleleri kuruyorsanız öncelikle koltuğunuza yaslanın ve bu ettiğiniz cümleyi sorgulayın. Neden mi? Çünkü her birimiz insan olarak biriciğizdir, hepimizin başarısının, yeteneklerinin, ilgi alanlarının aynı olması mümkün değildir. Örneğin; bir öğrenci matematik dersinde zayıfken, sayı ve sembolleri etkin kullanma, soyut kavramlar türetme ve mantık yürütebilme becerilerini tam olarak yerine getiremezken (matematiksel zekâ) bireysel veya toplumsal davranışları iyi analiz etme, iyi iletişim kurma becerileri(sosyal zekâ) daha iyi gelişmiştir…
    Çocuklarınız her alanda mükemmel olmak zorunda, tüm derslerden en yüksek notu almak zorunda değildir. Onun sahip olduğu zekâ türlerinin seviyelerini keşfetmenizde ve akademik kariyeri konusunda yönlendirirken buna göre hareket etmenizi öneririm.
   Öncelikle; çocuğunuz 6-11 yaşında ise psikoloji literatüründe ‘’Başarıya karşı aşağılık duygusu’’ diye adlandırdığımız bir süreçten geçer. Bu yaş aralığındaki çocuklar; başarıları için övülmek isterler. Eğer ki çocuklar başarıları için övülmez ve sadece eksik yanları ön plana çıkarılırsa, çocukta aşağılık ve yetersizlik duyguları oluşma ihtimali yüksektir. Evet, çocuğunuz karnesini aldı ve bazı dersleri çok iyiyken bazıları kötü. Çocuğunuzun iyi yaptığı şeyleri veya notları yüksek olan dersleri için onu tebrik etmekten çekinmeyin. İnsan olarak hepimiz takdir edilme ve beğenilme arzusu barındırırız.
   Eğer ki çocuğunuz 12-18 yaş aralığında ise psikoloji literatüründe ‘’ Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası’’ diye adlandırdığımız hassas bir arayış vardır. Çocuğunuz bu dönemde toplumsal yerini, mesleki konumunu, cinsel kimliğini tanımaya, yerine oturtmaya çalışır. İşte bu çaba psikoloji alanında kimlik bunalımı olarak adlandırılır. Bu bazı gençlerde hafif geçerken bazı gençlerde çok ağır ve fırtınalı geçebilir. Bu süreçte anne-babalara çok büyük rol düşmektedir. Çocuğunuzun başarısızlıklarını(örn; karne) süreç, kimlik karmaşasına dönüşebilir. Kimlik karmaşası ise; kimlik bunalımının ağırlaşması ve geçici de olsa gencin, sosyal hayatına ve kendisine olan uyumunun ağır bir şekilde bozulmasıdır. Kimlik karmaşası; ‘ruhsal çökkünlük’ ‘aşırı taşkınlık’ antisosyal davranışlar biçiminde ortaya çıkabilir. Yukarıda vermiş olduğum bilgilerden yola çıkarak değerli ebeveynlerimiz; görüyorsunuz ki çocuğunuz hangi yaşta olursa olsun içinde büyüttüğü ve anlamlandırdığı bir kendisi, yetişkin olmak için verdiği bir savaş, kendisinin kim olduğu ve ne kadar değerli olduğu hakkında birikimler yapmaktadır. Karnesinde elde etmiş olduğu başarısızlığa veya başarıya karşı sizin vermiş olduğunuz geribildirimin ne kadar önemli ve değerli olduğunu fark etmenizi istiyorum. Yaşamının her dönemi, aslında bebeklik dönemi kadar hassas bir dönem. Çocuklarınızın başarılarını takdir etmeniz, başarısızlıklarının halledilebilir bir sorun olduğu ve kendisinin halledebilecek güç ve beceriye sahip olduğu konusunda onu yüreklendirmeniz size vereceğim en büyük tavsiyedir.
   Ebeveynlerimize ve öğrencilerimize keyifli bir sömestr dönemi diliyorum.

 



Bu yazı 1578 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI