Bugun...

Ayhan GÜLSOY
BU NE UTANMAZLIK!
Tarih: 05-03-2018 10:35:00 Güncelleme: 05-03-2018 10:35:00


   Adam oturmuş yalan üstüne yalan patlatıyor. İstanbul'dan yayın yapan bir televizyon kanalında üç dört kişi konuşuyor...
   Dünya yanıyor, askerlerimiz sınır güvenliğimiz için çarpışıyor, ülkemizi dünya kadar sorunlar bekliyor; bunlar oturmuş ana muhalefet partisine ve onun liderine atıp tutuyorlar; sanırsınız ki ülkeyi ana muhalefet partisi yönetiyor. İçlerinden biri kantarın topunu öyle kaçırıyor ki: ne doğruluk bırakıyor kendinde, ne vicdan!
   CHP’nin, İsmet Paşa’nın üzerinden Atatürk’e dil uzatmak... Amaç bu!
   * * * * *
  
Anlatıyor:
   Vaktiyle (Kırk elli yıl önce) Kayseri İmam-hatip lisesinde öğrenciymiş... Bir gün Kale duvarının dibinde oturup dinlenirken, yaşlı bir adam gelmiş, bunun yanına oturmuş. Sohbete başlamışlar. O İhtiyardan dinlemiş güya...  1928'de Kuranı Kerim-i gizli gizli okurlarmış, meydandan geçemezlermiş, vs. vs...“Yol kes, bel kes; vicdanı elden bırakma,” derler adama!
   * * * * *
  
Bir insan yalan söylerken hiç mi sıkılmaz, kendini ayıplamaz! Hiç mi Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz. Aynaya baktıklarında yüzleri kızarmaz mı bu adamların?
   Kendi aile çevremde, yakın akrabalarım arasında, komşularımız arasında Hacca gidip gelen, beş vakit namazını kılan, Kuranı Kerim okuyan binlerce örnek gösterebilirim. Ne sözü edilen yıllarda, ne de sonraki yıllarda; hiç kimseden bir yasaklama hikâyesi dinlemedim. Anadolu'nun hemen her köy ve kasabasında, şehrimiz Kayseri'de; evlerde, salonların duvarlarında kutsal kitabımızın baş tacı edildiğini görmeyenimiz var mıdır?
   Bildiğim gerçek şudur:  Tek tük sayıda, bazı tarikat mensuplarının, gizli gizli evlerde buluşup sabahlara kadar zikir yaptıkları bilinir,  söylenirdi. Hatta onların bu eylemleri, toplumda, “Hu çekmek...” olarak tanımlanırdı... Çok az sayıdaki bu insanlara toplumun ezici çoğunluğu güler geçer; konu komşu onları ciddiye almazdı...  Böyle kimselerin bu toplantıları sırasında polis ve jandarmadan kaçındıklarını, çekindiklerini biliyorum.
   Okuduğum, öğrendiğim bir başka gerçek de; Cumhuriyet devrimlerini, Atatürk’ün çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma düşüncesini içine sindiremeyen kişilerle yaşanan gerilim ve çekişmedir. Cumhuriyet devrimiyle sorunu olmayan; namazında, niyazında olan hiçbir mütedeyyin yurttaşımız hiç kimseden asla baskı görmemiştir. Yalanlarla, iftiralarla genç kuşakları kandırmaya çalışmak yetmez mi artık!
   * * * * *
  
Rahmetli kayınpederimin sabah namazını kıldıktan sonra ve akşam eve döndüğünde Kuranı Kerim okumasını; örnek bir Müslüman olarak, sadelik içinde sürdürdüğü yaşamını düşünüyorum da, yeniden moral buluyorum, mutlu oluyorum. İyi ki gerçek dindarlarımız var.
    Din üzerinden siyaset yaparak halkı aldatmaya çalışanlara yazıklar olsun!
   * * * * *
  
Ülkemizin bekası için Suriye’de şehit düşen kahramanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine ve Silahlı Kuvvetlerimize baş sağlığı diliyorum. Orada görev yapan,  çarpışan tüm askerlerimizi, güvenlik görevlilerimizi saygıyla ve minnet duygularıyla selamlıyorum.
  

 



Bu yazı 3480 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI