Bugun...

Ayhan GÜLSOY
DİN VE İKTİDAR
Tarih: 09-04-2018 10:41:00 Güncelleme: 09-04-2018 10:41:00


   Batı Avrupa’da, 15 ve 16. Yüzyıllarda yeni mezheplerin ortaya çıkış nedeni, inanç özgürlüğünden çok; ekonomik ve siyasal alanda, gücün el değiştirmesidir. Ortaçağ Avrupa’sında derebeylerin, aristokratların ve Kilisenin dediği olurdu. Krallar bile Kilise ile iyi geçinmek zorundaydı. Oysa ortaçağın son iki yüz yılı içinde, Avrupa’da türeyen yeni tüccar sınıf, daha çok kazanmak istiyor ama Kilisenin kuralları, vergileri bu sınıfın isteklerine engel oluyordu.
   Başlangıçta, kaybedecek bir şeyleri olmadığı için gemilerle uzak diyarlara gidip oradan getirdikleri malları Avrupa’da satarak geçimini sağlayan insanlar, zaman içinde zenginleşti ve “burjuvazi" denen bir sınıfa dönüştü. İşte bu sınıfın Katolik Kiliseye baş kaldırması ile Protestanlık mezhebi uç verdi. İnanç ve din özgürlüğü gibi kavramlar gündeme geldi, Cennetin anahtarını satmak gibi uydurma uygulamalara başkaldırı başladı.
   Özünde bir iktidar mücadelesiydi başlayan.
   * * * * *
   Martin Luther, ekonomik ve sosyal hayatın değiştiği o dönemde, “dinde reform" hareketini başlatan adam olur. Kendisi de bir rahip olan Luther, Kilisenin “günah bağışlama" diye bir hakkının olmadığını, böyle bir belgenin satılmasının saçmalığını dile getirir. Katolik Kilisesinin yozlaştığını söyler. Din adamlarının aracılığını, Papalık tarafından yayınlanan bildirileri, emirleri reddeder. Hıristiyanlar ile Tanrı arasında aracıya ihtiyaç olmadığını, dinsel anlamda herkesin özgür olduğunu söyler. Böylece Protestanlık mezhebi yayılmaya başlar.
   Bazı Sosyologlar der ki, Katoliklik feodalizmin; Protestanlık ise kapitalizmin mezhebidir.
   * * * * *
   Din konusunda insanların özgür bırakılmasını isteyen Luther; iş, sosyal ve siyasal konulara geldiği zaman; eşitliği, özgürlüğü unutur. Başta bulunan yöneticiye, kayıtsız koşulsuz boyun eğilmesini ister. Hatta yöneticiler adaletsiz olsalar bile onlara başkaldırmanın doğru olmadığını savunur. Prenslerin kendilerine verdiği destekle, reform hareketi başarıya ulaştığı için, onlara itaati zorunlu görür. Bu görüşlerini “Hristiyanların Başkaldırı ve Ayaklanmalardan Kaçınmalarına Çağrı" adlı kitabında dile getirir.
   Kendi düzenin, iktidarın olursa, ona itaat edeceksin; karşıt düşüncenin düzeni, iktidarı olursa, ona isyan edeceksin; öyle mi? Ne adına? Din adına!..
   Din, binlerce yıl iktidar mücadelesinin bir aracı, bir basamağı yapılmıştır ve çok uzun bir süre daha bu mücadelenin ana ekseninde kalacak gibi görünüyor.
   Hadi hayırlısı...

 

 



Bu yazı 2960 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI