Bugun...

Ayhan GÜLSOY
ETİK VE AHLÂK
Tarih: 02-04-2018 10:21:00 Güncelleme: 02-04-2018 10:21:00


   Bazıları etik ve ahlâkı eş anlamlı iki sözcük sanır ama öyle değildir. Etik, ahlâk üzerine düşünebilme etkinliğidir.
   Ahlâk nedir, nasıl olmalıdır sorularını sorar etik; ahlâki eylemlerin yapısını sorgular; doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü ayırt etmek için kafa yorar. Etik bir ahlâk öğretisi ve bilgisidir. Doğru olduğuna inandığımız şeyleri düşünmeyi ve onları gerçekleştirmeyi etik kurallarla belirleriz.
   Her uzmanlık dalının, her mesleğin etiği vardır. Mühendislik etiği, tıp etiği, basın etiği, hukuk etiği gibi... Hipokrat yemini, tıp etiğini özetlemesi bakımından önemlidir. Duvarcı, boyacı, kaportacı, kasap, manav;  meslek etiğinden habersiz iş yapıyorsa, kimseye hayır gelmez o adamlardan.
   Etik kuralları hiçe sayan meslek sahibi sevimsizdir.  Avukat, müvekkili ile ilgili bilgileri topluma yayıyorsa; doktor, kılığını kıyafetini, dünya görüşünü beğenmediği hastayı muayene etmiyorsa, orada meslek etiğine uyulmamış demektir.
   * * *
   Siyaset etiği ülkemizde nedense ciddiye alınmıyor... Oysa siyaset etiğine uygun davranan siyasetçilere öyle ihtiyacımız var ki... Bugün siyasetin dili kabaysa; egemen olan siyasetçiler, gözü dönmüşçesine önüne çıkanı paylıyorsa; orada etik çiğneniyor demektir. Türkiye Bilişim Vakfı, insanların internet kullanırken, nelere dikkat etmesi gerektiğini maddeler halinde sıralamış. Buna bilişim etiği deniyor. Bunlardan ikisini “Siyaset etiği” için de taraflardan isteme hakkımız vardır: Başkalarına karşı saygılı olunuz; bunun, kendinize olan saygınızın ve size başkalarının göstereceği saygının ön koşulu olduğunu unutmayınız.
   Düşüncelerinizi dile getirirken olumlu yaklaşmanın ve nazik bir ifade kullanmanın sağduyunun gereği olduğunu hatırlayınız.
   * * *
  
Siyaset etiği hazırlanacak olursa, oraya şöyle bir madde eklemek nasıl olur?
   “İktidar partisi yetkilileri;  kaba,  yaralayıcı, kutuplaştırıcı dil kullanamaz. Seçimleri kazanan parti yetkilileri, sözcüleri topluma örnek olacak bir dil kullanmak zorundadır! ”
   Siyasal iktidar çevresi;  diliyle, nezaketiyle, üslubuyla yalnızca muhalefet partilerine değil; tüm topluma örnek olacak davranış göstermeli.
   Topluma yayılacak gerginlikten kimseye yarar gelmez. Sertlik ve kargaşayı önleme, huzur ve güveni sağlama sorumluluğu yöneticilerde olduğu için, işlerin kötü gitmesi önce onları rahatsız etmelidir. O halde; uzlaşmanın, hoşgörünün ve toplumsal dayanışmanın mimarı öncelikle iktidar sahipleri olmalıdır. Güç onun elinde, kozlar onun elinde çünkü.
   “Çatlasanız da, patlasanız da bu iş olacak" diyerek gerginlik çıkarmak, siyaset etiğine aykırıdır.
   Yangını söndürmesi gerekenlerin, ellerinde yanıcı madde taşıması...
   Sizce tuhaf değil mi?



Bu yazı 3157 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI