Bugun...

Ayhan GÜLSOY
MONTAIGNE'İ OKUMAK
Tarih: 07-08-2018 10:50:00 Güncelleme: 07-08-2018 10:50:00


Montaigne'i okumaya doyamam. Onu kırk yıl önce, ilk kez okuduğumda ne kadar tat aldıysam; “Denemeler"e her göz atışımda, kitabını her okuyuşumda yine aynı lezzeti, belki de daha fazlasını bulurum satırlarında... Deneme türünü dünya edebiyatına, insanlığa kazandıran adam dersek ona,  abartmış olmayız.
   Deneme; edebiyatın en sevimli, en özgür, en özgün yazı türüdür. Dilediğinizi söyleyebilirsiniz. Özgür düşüncenin, hatta aykırı düşüncenin at koşturduğu bir alandır deneme. Herkesin çalışkan olmayı öğütlediği yerde, deneme yazarı kalkar tembelliğin özelliklerini öyle güzel anlatır ki; insanın tembel olası gelir. Tembellik elbette iyi bir şey değildir! Ama deneme yazarı; farklı bir açıdan bakar, konuyu öyle yerlerinden ele alır ki; çalışma delisi adam bile şaşırır kalır,  sus pus olur... Deneme yazarı bütün bunları okuyucuyu sıkmadan, tepesine binmeden, onu yormadan yapar. Size değil de, kendine söylüyormuş gibi, kendi kendine konuşuyormuş gibi yapar bunu; kırıp dökmez, okurla iddialaşmaz, inatlaşmaz; söyler, geçer... Kendi kendine konuşana deli derler ya, deneme yazarının yaptığı da bir türdeliliktir. Herkesin ak dediğine çıkıp “hayır, bu karadır" diyebilmek kolay mıdır? Hele zulmün kol gezdiği yerlerde, “kral çıplak” diyebilmek, her yiğidin kârı mıdır?
   * * *
   İnsanın kendini tanıması için; kendine soru sormayı, kendini sarsmayı öğrenmesi gerekir. Montaigne, okura bunun yolunu açıyor. Türk edebiyatında ise, deneme türünde güzel örnekler verenlerin başında Nurullah Ataç gelir... Ataç da, tıpkı Montaigne gibi insanı sarsmayı, başka bir dünyanın da olabileceğini düşündürten yazardır.
   Kişiyi olgunluğa, eskilerin deyimiyle “kemâle” erdirecek en önemli sorulardan biridir, “ne biliyorum?" sorusu... Çevrenizde gördüğünüz nadan, nobran birileri varsa, biliniz ki kendilerini tartıya vurmadıkları için öyle kalmışlardır. Tartıya vursalardı, kaç okka geldiklerini görürlerdi...
   * * *
   Sözü Montaigne'e bırakmak galiba en akıllıca iş olacak, işte Denemeler'den birkaç satır size:
   “Düşünce çatışmaları beni ne kırar, ne yıldırır; sadece dürtükler, kafamı çalıştırır. Eleştirilmekten kaçarız;  oysaki bunu kendiliğimizden istememiz; gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir.
   “Bana çatıldığı zaman öfkem değil dikkatim uyanır. Bana çatandan bir şeyler öğrenmeye can atarım.
   “Doğruyu hangi elde görsem sevinçle karşılar; uzaktan kokusunu alır almaz silâhlarımı atar, teslim olurum.”
   “Bir düzeni sarsanlar, onun yıkılmasıyla ilk ezilenler olur çok kez. Kargaşalığı çıkaran, yararını kendi görmez pek. Başka balıkçılar için suları bulandırmış olur.”
   “Bütün insanları hemşerim sayıyorum. Bir Polonyalıyı bir Fransız gibi kucaklıyorum. Dünya ile akrabalığımı, kendi milletimle akrabalığımdan üstün tutuyorum.”
   “Hayat kendiliğinden ne iyi, ne kötüdür; ona iyiliği, kötülüğü katan sizsiniz.”
   “Her şerefli insan, vicdanını yitirmektense şerefini yitirmeyi yeğ görür.”
   Daha ne desin Montaigne, defalarca okunsa az bu adam.

 

 

 



Bu yazı 999 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI